Oksijen tedavisi: Kanser için yeni bir umut mu?

İNCELEME SONUCU

İncelenen iddia

Hiperbarik oksijen tedavisi kanser hücrelerini yok eden kanıtlanmış bir kanser tedavisi midir?

Sonuç

Hayır. Hiperbarik oksijen bazı tedaviye bağlı doku hasarlarında destek amacıyla kullanılabilir; fakat kanseri tedavi ettiğini gösteren yeterli klinik kanıt yoktur ve onkolojik tedavilerin yerine geçmez.

Yanıltma tekniği/teknikleri

  • Kaynak çarpıtmaGerçek bir araştırma, uzman görüşü, kılavuz veya resmî kaynak aslında desteklemediği bir iddiayı doğruluyormuş gibi sunulur.
  • Sahte kesinlikBelirsiz, ön aşamadaki veya tartışmalı kanıt; kanıtlanmış, kesin ya da garantili bir sonuç gibi sunulur.
  • Eksik bağlamTek başına doğru olabilecek bilgi, okurun sonucunu önemli ölçüde değiştirecek bağlam çıkarılarak sunulur.

Gerçek destekleyici tıbbi kullanım, doğrudan antikanser tedavi kanıtıymış gibi genişletiliyor.

Kanser vakaları her geçen yıl artıyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre 2022’de 20 milyondan fazla yeni kanser vakası tespit edildi; 2050 yılına kadar yaklaşık 35 milyondan fazla yeni kanser vakası öngörülüyor.

Böylesi yaygın bir hastalıkla karşı karşıya kaldığımızda, kendimiz ya da sevdiklerimiz için elbette bir alternatif çare aramak, elimizden geleni yapmak istiyoruz. Bu alternatif yöntemlerden biri de hiperbarik oksijen tedavisi. İddiaya göre yüksek doz oksijen verilerek kanser hücreleri yok edilebilir.

Peki bu gerçekten doğru mu? Gelin, bilim ne diyor birlikte inceleyelim.

Oksijen tedavisi nedir?

Hiperbarik oksijen tedavisi (HBOT), kişinin özel bir basınçlı odada saf oksijen solumasına dayanan bir tedavi yöntemi. Temel amaç, vücuttaki oksijen seviyesini artırarak hücrelerin yenilenmesini ve bağışıklık sisteminin güçlenmesini desteklemek.

Bu yöntem genellikle sualtı tedavileri, iyileşmeyen yaralar, karbonmonoksit zehirlenmesi ve gazlı kangren gibi durumlar için kullanılıyor.

Oksijen tedavisinin kanserle ilişkisi ne?

Kanser hücreleri de tıpkı sağlıklı hücreler gibi hayatta kalmak için oksijene ihtiyaç duyuyor. Bu yüzden büyüyen tümörler, oksijen ve besin almak için yeni damarlar oluşturmaya başlıyor. Buna anjiyogenez deniyor. Ama tümör çok hızlı büyürse, bu damarlar yetersiz kalabiliyor ve bazı bölgelerde oksijen azalıyor, yani hipoksi oluşuyor. Bazı kanser türleri, oksijensiz ortama bile uyum sağlıyor ve hatta daha dirençli, daha saldırgan hale gelebiliyor.

Hiperbarik oksijen tedavisinin kanserli hücreleri yok edeceği iddiasının arkasındaki teori ise, şuna dayanıyor: “Madem tümör oksijen yetersizliğinde dirençli hale geliyor, o halde onu bol oksijenle boğarsak tam tersi etki yaratır, yani büyümesi durur.”

Kanser tedavisi protokollerinde yer almıyor

Başka hastalıklar için işe yarasa da bu, oksijen tedavisinin kanseri doğrudan iyileştiren bir yöntem olduğu anlamına gelmiyor. Nitekim hem oksijen tedavisinin sağladığı faydalar arasında kanser bulunmuyor; hem de hiperbarik oksijen tedavisi, kanser tedavisi olarak tıbbi kılavuzlarda yer almıyor.

Kanseri tedavisinde etkisi kanıtlanmış değil

Harvard Ünitersitesi Tıp Fakültesi ve ABD Gıda ve İlaç Dairesi’ne (FDA) göre de bu tedavinin kanser tedavisinde etkili olduğuna dair kanıt yok.

Bugüne kadar yürütülen araştırmalar da böyle kesin bir sonucu desteklemiyor. 

Esasında araştırmalar birbiriyle tutarsız; çünkü araştırmalar, her vakanın oksijen tedavisine farklı yanıt verdiğini gösteriyor. Yani oksijen tedavisinin, kanser tedavisine yardımcı olduğunu söylemek henüz mümkün değil.

  • ​​2012’de yapılan bir inceleme, hiperbarik oksijenin bazı kanser türlerinde tümör büyümesini yavaşlattığını, bazı türlerde ise herhangi bir etki göstermediğini ortaya koydu. Araştırmacılar, “farklı kanser türlerinin oksijene verdiği yanıtlar değişse de, bu oksijen tedavisinin tamamen dışlanması gerektiği anlamına gelmez. Bazı kanser türleri için yardımcı bir yöntem olabilir” diyerek daha fazla araştırma yapılması gerektiğini vurguladı.
  • 2015 tarihli çalışmada, tümörlerin oksijene maruz bırakılmasıyla bazı tedavilerin daha etkili olabileceği öne sürüldü. Ancak araştırmacılara göre bu, “tek başına” oksijen uygulamasının kanseri tedavi ettiği anlamına gelmiyor; sadece bazı tedavileri destekleyebileceği gözlemlendi. 
  • 2015’te yayınlanan başka bir araştırma, hiperbarik oksijen tedavisinin vücuttaki oksijen miktarını bir miktar arttırsa da kanserli hücrelerin oksijen eksikliğini tamamen gideremediğini gösterdi. Yani, HBOT’un tek başına kanseri ortadan kaldırma gücü yok.

Amerikan Kanser Derneği (ACS), kanser tedavisi sırasında oluşabilecek geniş veya iyileşmeyen yaralar için oksijen tedavisinden faydalınabileceğini söylüyor. Ancak bu bir kanser tedavisi değil, kanser tedavisinin yan etkilerini azaltmak için bir öneri.

Akciğer Kanseri Uzmanı Dr. Wissam Jaber,Bazı kişiler, umuda ihtiyaç duyan ve kendilerine hiçbir umut sunulmayan kanser hastalarına sahte umut vermek için söylentileri kötüye kullanıyor. Amaçları, her zaman etkili olmayan tedaviler karşılığında hastaların parasını almak. Hiperbarik oksijen tedavisi de bu örneklerden biri.” diyor.

Tehlike nerede?

Sonuç olarak hiperbarik oksijen tedavisi, üzerinde araştırma yapılmaya değer olabilir, ancak şuan için kanseri tedavi ettiğine dair kesin bir kanıt yok. Bir şeyin umut vaat etmesi, onu doğrudan “kanıtlanmış tedavi” yapmıyor.

Sevdiklerimiz için elimizden geleni yapmak istemek çok normal; fakat doğru ve kanıtlanmış bilgilerle hareket etmek de en az bunun kadar önemli. Oksijen tedavisi gibi alternatif yöntemler kulağa zararsız gibi gelse de, etkisi kanıtlanmadığı sürece hem zaman hem de umut kaybettirebilir. Etkisi kanıtlanmamış bir yönteme yönelen hasta, bilimsel tedavileri geciktirebilir veya tamamen bırakabilir. Bu durum, hastalığın ilerlemesine yol açabilir.

Ayrıca “oksijen tedavisi” adı altında sunulan bazı uygulamalar yüksek ücretlerle, kontrolsüz koşullarda ve lisanssız merkezlerde yapılabiliyor. Bu, hem maddi hem de psikolojik sömürüye neden olabilir. Bir umutla başvurulan yöntem işe yaramadığında ise kişi kendini suçlayabilir. Bu da tedavi sürecini daha da zorlaştırabilir.

Kanserle mücadelede bilimsel yolları izlemek, hem kendimizi hem de sevdiklerimizi korumak için atabileceğimiz en güçlü adım.

Kaynakça

  1. Ghostarchive — “Global cancer burden growing, amidst mounting need for services | Ghostarchive”. Kaynağı aç
  2. Ghostarchive — “Hyperbaric oxygen therapy: Evidence-based uses and unproven claims - Harvard Health | Ghostarchive”. Kaynağı aç
  3. Ghostarchive — “Hyperbaric oxygen therapy - Mayo Clinic | Ghostarchive”. Kaynağı aç
  4. Ghostarchive — “Kanser Metastazı ve Damar Oluşumu: Anjiyogenez Nedir? Anjiyogenezin Kanser Gelişimi ve Yayılımındaki Rolü Nedir? - Evrim Ağacı | Ghostarchive”. Kaynağı aç
  5. Ghostarchive — “The role of hypoxia in cancer progression, angiogenesis, metastasis, and resistance to therapy - PMC | Ghostarchive”. Kaynağı aç
  6. Ghostarchive — “Hyperbaric Oxygen Therapy: Get the Facts | FDA | Ghostarchive”. Kaynağı aç
  7. Ghostarchive — “Hyperbaric oxygen therapy and cancer—a review - PMC | Ghostarchive”. Kaynağı aç
  8. Ghostarchive — “Oxygenation to improve cancer vaccines, adoptive cell transfer and blockade of immunological negative regulators - PMC | Ghostarchive”. Kaynağı aç
  9. Ghostarchive — “Spatial oxygenation profiles in tumors during normo- and hyperbaric hyperoxia - PubMed | Ghostarchive”. Kaynağı aç
  10. Ghostarchive — “Wounds and Scars | American Cancer Society | Ghostarchive”. Kaynağı aç
  11. Ghostarchive — “Busting myths: Can hyperbaric oxygen treat cancer? | Ghostarchive”. Kaynağı aç

Bir Cevap Yazın