Bazı ilaçlar, onları tasarlayanların bile beklemediği yerlere uzanabiliyor. GLP-1 ilaçları da bunlardan biri. Onları daha yaygın olarak Ozempic veya Mounjaro olarak duymuş olabilirsiniz.
Bugün bu ilaçlar halk arasında “zayıflama iğnesi” olarak anılıyor. Fakat ilk başta kilo kontrolü için değil, diyabet tedavisi için geliştirilmişlerdi.
Şimdi ise bu ilaçlar onkoloji dünyasının dikkatini çekti. Araştırmacılar bir süredir şu sorunun peşinde: GLP-1 ilaçlarının kanser riski ve tedavisine bir etkisi olabilir mi?
Bu soruya yanıt arayan üç yeni çalışma bu yılki ASCO toplantısında paylaşıldı. CancerDisinfo olarak bulguları Türk Tıbbi Onkoloji Derneği üyesi Doç. Dr. Cengiz Karaçin ile değerlendirdik. Üç araştırmanın sonuçlarını ve sınırlılıklarını, bilimsel gerçeklerin önüne geçmeden özetledik.
Kanserin ileri evreye ilerleme riski araştırıldı
Araştırmacılar, erken ve orta evre kanseri olan 12 binden fazla kişinin sağlık kayıtlarını inceledi. Kanser tanısından sonra GLP-1 ilaçları kullanan hastaları, farklı bir diyabet ilacı kullanan hastalarla karşılaştırdılar.
GLP-1 kullananlarda kanserin vücudun diğer bölgelerine yayılması daha az görüldü. Bu ilişki özellikle dört kanser türünde öne çıktı. 4. evreye ilerleme oranı:
- Akciğer kanserinde yüzde 22’den yüzde 10’a,
- Meme kanserinde yüzde 20’den yüzde 10’a,
- Kolorektal kanserde yüzde 22’den yüzde 13’e,
- Karaciğer kanserinde ise yüzde 28’den yüzde 19’a kadar düşüş gözlemlendi.
Bu sonuçların neden ilgi çektiğini anlamak zor değil. Çünkü burada söz konusu olan, kanserin vücudun başka bölgelerine yayılması. Yani, birçok hasta ve yakını için en zor eşiklerden biri.
Meme kanserine yakalanma riski de incelendi
Bir başka çalışmada araştırmacılar, 45-80 yaş arasındaki yaklaşık 110 bin kadının sağlık kayıtlarını inceledi.
Sonuçlara göre GLP-1 kullanan kadınlarda meme kanseri görülme oranı, kullanmayanlara göre yaklaşık yüzde 30 daha düşüktü.
Bu sonuç elbette dikkat çekici. Çünkü çalışma, kanser tedavisini değil, kanserin ortaya çıkma ihtimalini ele alıyor. Ancak bu bulgu, GLP-1 ilaçlarının meme kanserini önlediği anlamına gelmiyor. Bir nedensellik kurmadan, bu iki durum arasında bir ilişki olduğunu gösteriyor.
Meme kanserinde ölüm riski araştırıldı
ASCO’da sunulan bir diğer çalışmada ise araştırmacılar yaklaşık 27 bin meme kanseri hastasının sağlık kayıtlarını değerlendirdi.
Araştırmacılar, standart tedavinin yanında GLP-1 kullanan hastalarda hastalıktan ölüm riskinin yaklaşık yüzde 30 daha düşük olduğunu bildirdi.
Burada dikkat çeken nokta, araştırmanın hastaların yaşam süresiyle ilgili bir sonuca odaklanması. Ancak bu sonuç da tek başına GLP-1 ilaçlarının ölüm riskini azalttığını göstermiyor.
Üç çalışma için de ilk bulgular umut verici. Ancak yine de unutmamamız gereken sınırlılıklar var.
Kesin bir sonuca varmak için erken
Bu gelişmelerden çıkarılması gereken sonuç, bu ilaçların kanser hastaları için bir mucize olduğu değil. Peki neden?

CancerDisinfo’nun ulaştığı Türk Tıbbi Onkoloji Derneği üyesi Doç. Dr. Cengiz Karaçin, ASCO’da yayınlanan bu çalışmaların ortak bir sınırlılığı olduğunu hatırlatıyor. Çalışmalardan hiçbiri, randomize kontrollü bir deney değil. Yani araştırmacıların bir grup hastaya GLP-1 verip diğer gruba vermediği bir incelemeden bahsetmiyoruz. Ona göre, bu çalışmalar da bilimsel açıdan değerli. Ancak hepsi geriye dönük sağlık kayıtlarına dayanıyor. Yani kanıt düzeyleri sınırlı.
Bu yüzden Karaçin’e göre sonuçların temkinli yorumlanması gerek.
Karaçin, “Bu çalışmalar bize önemli ipuçları veriyor. Ama bir ilacın kanseri önlediğini ya da tedavi ettiğini söyleyebilmek için kontrollü klinik çalışmalara ihtiyaç var” diyor.
Meme kanserine yakalanma oranını inceleyen çalışmanın araştırmacılarından Elizabeth McDonald da bu nedenle sonuçların temkinli yorumlanması gerektiğini söylüyor. McDonald’a göre bulgular, bu ilaçların kanserden korunmada bir rolü olup olmadığının araştırılmaya değer olduğunu gösteriyor.
Nasıl oluyor da “zayıflama ilaçları” kanser araştırmalarında yer ediyor?
Bilim insanlarının bu soruya verdiği ilk yanıt, tüm bu pozitif gelişmelerin kilo kaybı sayesinde gerçekleşebileceği. Ayrıca, zayıflama iğnelerinin vücuttaki kronik iltihabı azaltabileceği, metabolik süreçleri etkilediği için de tümör gelişimini baskılayabileceği üzerinde duruluyor.
Ancak bu ilişki henüz araştırma aşamasında.
Doç. Dr. Cengiz Karaçin’e göre araştırmacıların yanıt aradığı sorulardan biri de bu etkinin nasıl ortaya çıktığı. Çünkü obezite birçok kanser türü için bilinen risk faktörlerinden biri. Bu nedenle görülen farkın kilo kaybından mı kaynaklandığı, yoksa ilaçların tümör biyolojisini doğrudan etkileyip etkilemediği henüz net değil.
GLP-1 ilaçlarının kanser riskini arttırdığı da dayanaksız
İlginç ama birkaç yıl önce GLP-1 ilaçları yeni yeni konuşulurken sorulan soru tam tersiydi. Uzun süre gündemde olan tartışma, “Acaba kansere yol açıyor olabilirler mi?” sorusuydu.
Tıbbi onkoloji uzmanı Karaçin’e göre, yeni bir ilaç ortaya çıktığında araştırmacılar önce kanser riskini artırıp artırmadığını anlamaya çalışıyor. Ancak ASCO’da yayınlanan geriye dönük hasta verilerini inceleyen çalışmalar, böyle bir riskin olmadığını gösterdi.
Mesela geçmişte GLP-1 ilaçlarının pankreatit riskini artırabileceğine yönelik endişeler gündeme gelmişti. Bugüne kadar elde edilen bulgular, bu iddiaları doğrulamıyor.
Öte yandan, bazı GLP-1 ilaçlarının kullanım bilgilerinde, tiroid kanseri öyküsü bulunan kişiler için uyarılar yer alıyor. Bu uyarılar önemli ve elbette göz ardı edilmemeli. Ama şimdiye kadar insanlarda yapılan çalışmalar, bu ilaçların tiroid kanseri riskini artırdığını net şekilde ortaya koymuş değil.
Araştırmalar devam ediyor
Kısacası, ASCO 2026’da sunulan bulgular bilim dünyasına yeni bir kapı araladı.
Doç. Dr. Cengiz Karaçin, bugün için bu ilaçları “kanser ilacı” olarak görmenin doğru olmadığını vurguluyor. Karaçin’e göre elde edilen bulgular, gelecekte yapılacak araştırmaların yönünü belirleyebilecek önemli işaretler sunuyor.
Bilim, büyük sıçramalardan çok, birbirinin üzerine eklenen küçük ama sağlam adımlarla ilerliyor. Böyle gelişmelerde en güvenli yol, heyecana kapılmadan doktorların yönlendirmesine ve kanıta dayalı tıbbın rehberliğine güvenmek.
Kanserle ilgili şüpheli bilgilerle karşılaşıyor olabilirsiniz. Merak ettiklerinizi, reach@cancerdisinfo.org e-posta adresine yazarak bize sorabilirsiniz!
| Kanserle ilgili şüpheli bilgilerle karşılaşıyor olabilirsiniz. Merak ettiklerinizi, reach@cancerdisinfo.org e-posta adresine yazarak bize sorabilirsiniz! |
